Doğum Kontrol İğnesi Nedir?
Doğum kontrol iğnesi, gebelikten korunmak amacıyla belirli aralıklarla uygulanan hormonal kontrasepsiyon yöntemidir.
Farklı ülkelerde ve farklı ürünlerde enjeksiyonların hormon içeriği ve uygulanma sıklığı değişebilir. En bilinen seçeneklerden biri medroksiprogesteron asetat içeren, yalnızca progestin temelli enjeksiyon yöntemidir.
Sağlığınızı ertelemeyin
Şikayetleriniz için uzman desteği alın, muayene ve tedavi süreci hakkında bilgi edinmek için bizimle iletişime geçin.
RANDEVU ALBu yöntem genellikle yaklaşık üç ayda bir uygulanır.
Doğum kontrol iğnesi:
- Günlük tablet kullanmayı gerektirmez.
- Uzun süreli ancak geri dönüşümlü bir yöntemdir.
- Östrojen içermez.
- Doğru zamanda tekrarlandığında yüksek gebelikten korunma sağlar.
- Kullanım sırasında adet düzeninde değişikliklere neden olabilir.
- Bırakıldıktan sonra doğurganlığın geri dönüşü bir süre gecikebilir.
Doğum kontrol iğnesinin hangi aralıklarla uygulanacağı kullanılan ürüne göre değişebileceğinden, enjeksiyon takvimi doktorun önerdiği şekilde takip edilmelidir.
Doğum Kontrol İğnesi Nasıl Koruma Sağlar?
Progestin içeren doğum kontrol enjeksiyonları gebeliği birkaç farklı mekanizmayla önlemeye yardımcı olur.
Yumurtlamayı Baskılar
Gebeliğin oluşabilmesi için yumurtalıklardan yumurta salınması gerekir.
Doğum kontrol iğnesindeki hormon yumurtlamayı baskılar. Yumurtlama gerçekleşmediğinde sperm tarafından döllenebilecek bir yumurta bulunmaz.
Rahim Ağzı Salgısını Koyulaştırır
Rahim ağzındaki mukus daha yoğun hâle gelir.
Bu değişiklik spermlerin rahim ağzından geçerek üst üreme sistemine ulaşmasını güçleştirir.
Rahim İç Tabakasını Etkiler
Progestin, endometrium olarak adlandırılan rahim iç tabakasının incelmesine neden olur.
Bu etki aynı zamanda doğum kontrol iğnesi kullanan bazı kişilerde adet kanamalarının zamanla azalmasının nedenlerinden biridir.
Doğum Kontrol İğnesi Ne Kadar Etkilidir?
Doğum kontrol iğnesi doğru zamanda tekrarlandığında oldukça etkili bir gebelikten korunma yöntemidir.
Ancak teorik etkinlik ile günlük hayattaki etkinlik arasında fark olabilir. Bunun temel nedeni yeni enjeksiyon tarihinin geciktirilebilmesidir.
CDC, enjeksiyon yönteminin tipik kullanımında ilk yıl gebelik oranını yaklaşık yüzde 4 olarak vermektedir.
Başka bir ifadeyle yöntemin gerçek hayattaki etkinliği yaklaşık yüzde 96 düzeyindedir.
İğnelerin zamanında yapılması etkinliği artırır.
Koruyuculuğun azalmasına yol açabilecek temel durumlar:
- Sonraki enjeksiyon tarihinin unutulması,
- İğnenin önerilen süreden geç yapılması,
- İlk uygulamadan sonra gerektiği hâlde ek korunma kullanılmaması
şeklinde sıralanabilir.
İğnenin gecikmesi durumunda kişinin kendi kendine yeni tarih belirlemesi yerine sağlık profesyoneline danışması gerekir.
Doğum Kontrol İğnesi Kimler İçin Uygun Olabilir?
Yöntemin uygunluğu kişisel sağlık değerlendirmesinden sonra belirlenir.
Genel olarak aşağıdaki özelliklere sahip kişilerde seçenek olarak değerlendirilebilir:
- Günlük doğum kontrol hapı kullanmak istemeyenler,
- Hap kullanmayı sık unutanlar,
- Birkaç ay boyunca günlük işlem gerektirmeyen yöntem isteyenler,
- Östrojen içeren yöntemleri kullanamayan bazı kişiler,
- Uzun etkili ancak kalıcı olmayan korunma isteyenler,
- Rahim içine spiral taktırmak istemeyenler,
- Uygun koşullarda emzirme dönemindeki kadınlar,
- Adet kanamalarının azalmasının avantaj sağlayabileceği bazı kişiler.
Ancak bu özelliklerden birine sahip olmak, iğnenin otomatik olarak uygun olduğu anlamına gelmez.
Kişinin tıbbi öyküsü mutlaka değerlendirilmelidir.
Günlük Hap Kullanmayı Unutanlar İçin Uygun mudur?
Doğum kontrol iğnesinin önemli avantajlarından biri her gün hatırlanması gereken bir tablet bulunmamasıdır.
Doğum kontrol haplarının başarısı günlük kullanım düzeninden etkilenebilir.
İğnede ise enjeksiyon yapıldıktan sonra aylar boyunca günlük uygulama gerekmez.
Bu nedenle:
- Günlük rutini düzensiz olan,
- Sık seyahat eden,
- Her gün ilaç almak istemeyen,
- Hap kullanımını sıklıkla unutan
kişiler için enjeksiyon yöntemi değerlendirilebilir.
Ancak iğnenin de tamamen “unutulabilir” bir yöntem olmadığı bilinmelidir. Bir sonraki enjeksiyon tarihi takip edilmelidir.
Takvim veya telefon hatırlatıcısı kullanmak yararlı olabilir.
Östrojen Kullanamayanlar Doğum Kontrol İğnesi Kullanabilir mi?
Yaygın kullanılan üç aylık doğum kontrol iğneleri östrojen içermez; yalnızca progestin içerir.
Bu nedenle östrojen içeren kombine doğum kontrol yöntemlerinin uygun olmadığı bazı kişilerde alternatif olarak değerlendirilebilir.
Örneğin yöntemin seçiminde:
- Auralı migren,
- Damar pıhtısı öyküsü,
- Sigara kullanımı,
- Doğum sonrası dönem,
- Bazı kalp-damar riskleri
gibi faktörler önem taşıyabilir.
Ancak “östrojen kullanamıyorum, o hâlde doğum kontrol iğnesini kesin kullanabilirim” şeklinde bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Progestin içeren enjeksiyonların da kendine özgü kullanım kısıtlamaları vardır. Özellikle belirli kalp-damar hastalıkları, meme kanseri öyküsü ve diğer tıbbi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Emziren Anneler Doğum Kontrol İğnesi Kullanabilir mi?
Yalnızca progestin içeren doğum kontrol yöntemleri emzirme döneminde değerlendirilebilen seçenekler arasındadır.
Ancak doğumdan ne kadar süre geçtiği önemlidir.
Doğumdan sonraki ilk haftalarda:
- Pıhtılaşma riski,
- Emzirmenin başlaması,
- Doğum şekli,
- Doğum sonrası kanama,
- Kişinin diğer sağlık sorunları
birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle doğum kontrol iğnesine doğumdan sonra hangi tarihte başlanacağı konusunda kişisel öneri alınmalıdır.
Özellikle doğumdan hemen sonraki dönemde kendi kendine hormonal korunma yöntemi başlanması doğru değildir.
Daha Önce Doğum Yapmamış Kadınlar Kullanabilir mi?
Daha önce doğum yapmamış olmak tek başına doğum kontrol iğnesi kullanımına engel değildir.
Yöntem seçimi doğum sayısından çok:
- Sağlık durumu,
- Yaş,
- Adet özellikleri,
- Gebelik planı,
- Kullanılan ilaçlar,
- Yöntem tercihleri
üzerinden yapılır.
Özellikle yakın gelecekte gebelik planlayan kişilerde doğurganlığın geri dönüşündeki olası gecikme ayrıca konuşulmalıdır.
Doğum Kontrol İğnesi Kimler İçin Uygun Olmayabilir?
Doğum kontrol yöntemlerinde kesin karar tıbbi değerlendirmeyle verilmelidir.
CDC'nin tıbbi uygunluk kriterleri, kişinin sahip olduğu hastalığa göre doğum kontrol yöntemlerini farklı risk kategorilerinde değerlendirir.
Doğum kontrol iğnesinin uygun olmayabileceği veya özel değerlendirme gerektirebileceği durumlar arasında şunlar bulunabilir:
- Mevcut meme kanseri,
- Bazı meme kanseri öyküleri,
- Açıklanamayan vajinal kanama,
- Ciddi karaciğer hastalıklarının bazı türleri,
- Belirli kalp ve damar hastalıkları,
- İnme veya ciddi damar hastalığı öyküsü,
- Birden fazla ciddi kardiyovasküler risk faktörü,
- Kemik sağlığını olumsuz etkileyen bazı durumlar,
- Bazı ilaçların kullanılması.
Ayrıca yakın zamanda gebelik isteyen bir kişi için yöntem tıbben kullanılabilir olsa bile pratik açıdan ilk tercih olmayabilir.
Meme Kanseri Öyküsü Olanlar Kullanabilir mi?
Hormonal doğum kontrol yöntemi seçiminde meme kanseri öyküsü özellikle önemlidir.
Mevcut meme kanseri bulunan kişilerde progestin içeren hormonal doğum kontrol yöntemleri genellikle tercih edilmez.
Daha önce meme kanseri tedavisi görmüş kişilerde ise hastalığın üzerinden geçen süre ve mevcut durum dikkate alınarak bireysel değerlendirme gerekir.
Meme kanseri öyküsü bulunan kişinin hormon içeren doğum kontrol yöntemini kendi başına kullanmaya başlamaması gerekir.
Hormonsuz yöntemler uygunluk açısından ayrıca değerlendirilebilir.
Açıklanamayan Vajinal Kanaması Olanlar İğne Kullanabilir mi?
Nedeni bilinmeyen vajinal kanama öncelikle araştırılmalıdır.
Düzensiz kanamanın altında:
- Gebelik,
- Düşük,
- Dış gebelik,
- Rahim ağzı hastalıkları,
- Polip,
- Miyom,
- Hormonal bozukluklar,
- Enfeksiyonlar,
- Endometrium hastalıkları
gibi farklı nedenler bulunabilir.
Kanamanın nedeni açıklığa kavuşturulmadan hormonal yöntemle kanamayı baskılamaya çalışmak altta yatan sorunun tanısını geciktirebilir.
Bu nedenle özellikle yeni başlayan, yoğun veya alışılmadık kanamalarda kadın hastalıkları ve doğum muayenesi gerekir.
Karaciğer Hastalığı Olanlar Kullanabilir mi?
Bazı karaciğer hastalıklarında hormonal doğum kontrol yöntemlerinin kullanımı uygun olmayabilir veya yakın takip gerektirebilir.
Karaciğer;
- Hormonların metabolizması,
- İlaçların parçalanması,
- Pıhtılaşma proteinlerinin üretimi
gibi birçok önemli görev üstlenir.
Aktif veya ciddi karaciğer hastalığı bulunan kişiler mevcut tanılarını doktorlarına bildirmelidir.
Karaciğer hastalığının türü ve şiddeti bilinmeden doğum kontrol iğnesine başlanmamalıdır.
Yüksek Tansiyonu Olanlar Kullanabilir mi?
Yüksek tansiyonu bulunan kişilerde doğum kontrol yöntemi seçimi tansiyon değerlerinin düzeyine ve başka kalp-damar risklerinin bulunup bulunmadığına göre yapılır.
Doğum kontrol iğnesinin östrojen içermemesi bazı kişiler açısından avantaj olabilir.
Bununla birlikte özellikle ciddi hipertansiyon veya damar hastalığı bulunan kişilerde enjeksiyon yöntemi her zaman ilk seçenek olmayabilir.
Değerlendirmede:
- Tansiyonun kontrol altında olup olmadığı,
- Sigara kullanımı,
- Diyabet,
- Kolesterol yüksekliği,
- Kalp hastalığı,
- İnme öyküsü
birlikte ele alınmalıdır.
Diyabeti Olanlar Doğum Kontrol İğnesi Kullanabilir mi?
Diyabetin bulunması tek başına tüm hormonal yöntemleri yasaklamaz.
Ancak diyabetin:
- Ne kadar süredir bulunduğu,
- Kan şekerinin kontrol düzeyi,
- Böbrek hasarı,
- Göz tutulumu,
- Sinir hasarı,
- Damar hastalığı
gibi komplikasyonlarının bulunup bulunmadığı önemlidir.
Komplikasyonsuz diyabet ile uzun yıllardır devam eden ve damar hasarı oluşturmuş diyabet aynı şekilde değerlendirilmez.
Bu nedenle diyabeti bulunan kişilerin yöntem seçiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanının yanı sıra gerektiğinde ilgili branş hekimiyle değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Doğum Kontrol İğnesinin Avantajları Nelerdir?
Doğum kontrol iğnesinin en önemli avantajlarından biri günlük kullanım gerektirmemesidir.
Başlıca avantajları şunlardır:
- Yüksek gebelikten korunma etkinliği,
- Günlük tablet gerektirmemesi,
- Kullanımının gizliliğinin bazı kişiler için daha kolay olması,
- Östrojen içermemesi,
- Uzun süreli ancak geri dönüşümlü olması,
- Cinsel ilişki sırasında uygulama gerektirmemesi,
- Bazı kişilerde adet kanamasını azaltması,
- Bazı kişilerde adet sancılarının azalması,
- Zaman içerisinde adetin tamamen kesilebilmesi.
Her avantajın her kullanıcıda görülmesi beklenmez.
Örneğin bir kişide adetler azalırken başka bir kişide ilk aylarda rahatsız edici düzensiz kanamalar yaşanabilir.
Doğum Kontrol İğnesinin Dezavantajları Nelerdir?
Yöntem seçilirken avantajların yanında dezavantajlar da bilinmelidir.
Olası dezavantajlar:
- Düzenli aralıklarla enjeksiyon gerektirmesi,
- Adet düzensizliği,
- Lekelenme,
- Bazı kişilerde kilo değişikliği,
- Baş ağrısı gibi hormonal yan etkiler,
- Bırakıldığında etkinin hemen sona ermemesi,
- Doğurganlığın geri dönüşünün gecikebilmesi,
- Uzun süreli kullanımda kemik mineral yoğunluğında azalma görülebilmesi,
- Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korumaması.
Enjeksiyon yapıldıktan sonra hormon vücuttan aynı gün çıkarılamaz.
Bu, hap ile arasındaki önemli farklardan biridir.
Doğum kontrol hapında ciddi bir yan etki geliştiğinde ilaç kesilebilir. Enjeksiyonda ise uygulanan dozun etkisinin zamanla azalması beklenir.
Doğum Kontrol İğnesi Adet Düzensizliği Yapar mı?
Evet. Adet düzenindeki değişiklikler doğum kontrol iğnesinin en sık görülen etkilerindendir.
Özellikle ilk aylarda:
- Ara kanama,
- Lekelenme,
- Uzayan hafif kanamalar,
- Düzensiz adet
görülebilir.
Kullanım süresi uzadıkça bazı kişilerde kanama miktarı giderek azalır ve adet tamamen kesilebilir.
Adet düzensizliğinin oluşması yöntemin korumadığı anlamına gelmez.
Ancak çok yoğun, uzun süren veya daha önce olmayan bir kanama meydana gelirse yalnızca iğneye bağlanmadan değerlendirilmelidir.
Doğum Kontrol İğnesi Adeti Keser mi?
Evet, uzun süre kullanan bazı kişilerde adet kanaması tamamen kesilebilir.
Bunun nedeni rahim iç tabakasının progestin etkisiyle incelmesidir.
Adetin kesilmesi:
- Rahimde kirli kan birikmesi,
- Kanın vücutta kalması,
- Menopozun başlaması
anlamına gelmez.
Rahim iç tabakası yeterince kalınlaşmadığı için dışarı atılacak kan miktarı azalır.
Bununla birlikte daha önce düzenli adet gören bir kişinin adetinin kesilmesi durumunda, özellikle enjeksiyon gecikmişse gebelik ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır.
Doğum Kontrol İğnesi Kilo Aldırır mı?
Kilo değişikliği doğum kontrol iğnesiyle ilgili sık sorulan konulardan biridir.
Bazı kullanıcılarda zaman içerisinde kilo artışı görülebilir. Ancak kilo değişiminin miktarı herkeste aynı değildir ve her kullanıcı kilo almaz.
Kilo üzerinde:
- Beslenme alışkanlıkları,
- Günlük hareket miktarı,
- Yaş,
- Uyku düzeni,
- İnsülin direnci,
- Tiroid hastalıkları,
- Kullanılan diğer ilaçlar
da etkilidir.
Bu nedenle belirgin kilo artışı yalnızca doğum kontrol yöntemine bağlanmamalıdır.
Yönteme başladıktan sonra hızlı veya beklenmedik kilo değişikliği oluşursa doktorla görüşülebilir.
Doğum Kontrol İğnesi Kemikleri Etkiler mi?
Progestin içeren üç aylık enjeksiyonların önemli özelliklerinden biri kemik mineral yoğunluğunu geçici olarak azaltabilmesidir.
Kullanım sırasında östrojen düzeylerinin baskılanması kemik mineral yoğunluğunda düşüşe neden olabilir.
ACOG, bu etkinin yöntemin kullanımını otomatik olarak engellememesi gerektiğini ve kemik mineral yoğunluğunun enjeksiyon bırakıldıktan sonra toparlanabildiğini belirtmektedir.
Yöntemin avantajları ve olası riskleri kişisel olarak değerlendirilmelidir.
Kemik sağlığı açısından özellikle şu kişilerde daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir:
- Osteoporoz açısından önemli risk faktörü bulunanlar,
- Uzun süre kortizon kullananlar,
- Kemikleri etkileyebilecek kronik hastalıkları bulunanlar,
- Çok düşük kemik mineral yoğunluğu bulunanlar.
Kemik sağlığını desteklemek için dengeli beslenme ve uygun fiziksel aktivite önemlidir. Gereksiz kalsiyum veya D vitamini takviyesi ise doktor önerisi olmadan başlanmamalıdır.
Doğum Kontrol İğnesi Ne Kadar Süre Kullanılabilir?
Geçmişte kemik mineral yoğunluğu üzerindeki etkiler nedeniyle kullanım süresi konusunda daha katı yaklaşımlar bulunmaktaydı.
Güncel yaklaşımda ise herkes için “iki yıldan uzun kesinlikle kullanılamaz” şeklinde evrensel bir kural bulunmaz.
ACOG, kemik mineral yoğunluğu üzerindeki olası etkinin enjeksiyon yönteminin iki yıldan uzun süre kullanılmasını otomatik olarak engellememesi gerektiğini belirtmektedir.
Karar verilirken:
- Gebelikten korunma ihtiyacı,
- Alternatif yöntemlerin uygunluğu,
- Kemik sağlığı riskleri,
- Yaş,
- Kişisel tercih
birlikte değerlendirilir.
Uzun süre kullanan kişilerin yöntem uygunluğunu belirli aralıklarla doktorlarıyla yeniden değerlendirmesi yararlı olabilir.
İğne Bırakıldıktan Sonra Ne Zaman Hamile Kalınabilir?
Doğum kontrol iğnesinin spiral veya doğum kontrol hapından önemli farklarından biri, son enjeksiyondan sonra doğurganlığın geri dönüşünün gecikebilmesidir.
İğnenin etkisi bittiğinde herkes hemen yumurtlamaya başlamaz.
Yumurtlamanın yeniden başlaması ve gebelik oluşması aylar sürebilir.
Bu gecikme kalıcı kısırlık anlamına gelmez.
Ancak yakın gelecekte gebelik planlayan kişiler için önemlidir.
Örneğin birkaç ay sonra hamile kalmayı planlayan biri için:
- Kondom,
- Doğum kontrol hapı,
- Uygun başka kısa etkili yöntemler
gebelik planına göre daha kullanışlı olabilir.
Bu nedenle doğum kontrol danışmanlığında “Ne kadar süre çocuk düşünmüyorsunuz?” sorusu önemlidir.
Doğum Kontrol İğnesi Kısırlık Yapar mı?
Doğum kontrol iğnesinin kalıcı kısırlığa neden olması beklenmez.
Ancak yöntem bırakıldıktan sonra yumurtlamanın geri dönüşü gecikebilir.
Bu durum bazen yanlışlıkla kısırlık olarak yorumlanabilir.
Son enjeksiyonun etkisinin geçmesi ve yumurtalıkların yeniden düzenli çalışmaya başlaması zaman alabilir.
Gebelik isteğine rağmen beklenen sürede gebelik oluşmuyorsa:
- Yaş,
- Yumurtlama,
- Yumurtalık rezervi,
- Rahim ve tüpler,
- Erkek eşin sperm özellikleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Gebe kalamama sorununun otomatik olarak geçmişte kullanılan doğum kontrol iğnesine bağlanması doğru değildir.
İğne Yapıldıktan Sonra Koruma Ne Zaman Başlar?
Koruyuculuğun ne zaman başladığı, enjeksiyonun adet döngüsünün hangi döneminde uygulandığına ve kişinin daha önce hangi doğum kontrol yöntemini kullandığına göre değişebilir.
Bazı başlangıç zamanlarında koruyuculuk hemen sağlanabilirken bazı durumlarda ilk günlerde kondom gibi ek korunma gerekebilir.
Bu nedenle ilk enjeksiyon sırasında şu sorunun yanıtı mutlaka öğrenilmelidir:
“Ek korunmaya kaç gün devam etmeliyim?”
CDC'nin kontraseptif kullanım önerileri, başlangıç zamanına göre belirli durumlarda yedi gün boyunca ek korunma kullanılmasını önermektedir.
Kişisel başlangıç tarihi sağlık profesyoneli tarafından hesaplanmalıdır.
Doğum Kontrol İğnesi Ne Zaman Yapılır?
İlk enjeksiyonun zamanlaması kişinin durumuna göre belirlenebilir.
Örneğin:
- Adet döngüsü sırasında,
- Başka bir korunma yönteminden geçişte,
- Doğum sonrasında,
- Düşük veya gebelik sonlandırılması sonrasında
başlangıç yapılabilir.
Ancak her durumda gebeliğin bulunmadığından makul ölçüde emin olunması gerekir.
Başlangıç zamanına göre ek korunma gerekliliği değişebilir.
Üç Aylık İğne Tam Olarak Kaç Haftada Bir Yapılır?
“Üç aylık iğne” günlük kullanımda kullanılan bir ifadedir.
DMPA içeren enjeksiyonlar için tekrar uygulama genellikle yaklaşık 13 haftada bir planlanır.
Bununla birlikte uygulamada izin verilen erken veya geç zaman aralıkları bulunabilir.
Bir sonraki enjeksiyon tarihi sağlık kuruluşu tarafından açık biçimde belirtilmelidir.
Takvimde yalnızca “üç ay sonra” şeklinde yaklaşık hesap yapmak yerine verilen kesin tarihi kaydetmek daha güvenlidir.
İğne tarihi geçtiyse korunmasız ilişki yaşamadan önce sağlık profesyoneline danışılmalıdır.
Doğum Kontrol İğnesi Gecikirse Ne Yapılmalıdır?
Enjeksiyon tarihi geciktiğinde gebelikten korunma düzeyi etkilenebilir.
Yapılması gerekenler gecikmenin ne kadar olduğuna ve bu süre içerisinde korunmasız ilişki yaşanıp yaşanmadığına göre değişir.
Sağlık profesyoneli:
- Son iğnenin tarihini,
- Gecikme süresini,
- Korunmasız ilişkinin tarihini,
- Gebelik ihtimalini
değerlendirir.
Gerekli durumlarda gebelik testi ve ek korunma önerilebilir.
Kişi “birkaç gün gecikti, sorun olmaz” şeklinde varsayımda bulunmamalıdır.
Doğum Kontrol İğnesinin Yan Etkileri Nelerdir?
Yan etkiler kişiden kişiye değişebilir.
Görülebilecek etkiler arasında:
- Düzensiz kanama,
- Lekelenme,
- Adetlerin azalması veya kesilmesi,
- Baş ağrısı,
- Göğüs hassasiyeti,
- Duygudurum değişiklikleri,
- Kilo değişiklikleri,
- Enjeksiyon bölgesinde hassasiyet
yer alabilir.
Yan etkilerin önemli bir kısmı ciddi değildir ve zamanla azalabilir.
Ancak günlük hayatı belirgin şekilde etkileyen bir sorun oluşursa yöntem değişikliği değerlendirilebilir.
Hangi Yan Etkilerde Doktora Başvurulmalıdır?
Şu durumlarda sağlık profesyoneliyle görüşülmesi önemlidir:
- Çok yoğun veya uzun süren vajinal kanama,
- Yeni başlayan şiddetli karın ağrısı,
- Gebelik şüphesi,
- Ciddi veya alışılmadık baş ağrısı,
- Göğüste yeni fark edilen kitle veya değişiklik,
- Sarılık,
- Belirgin ruhsal değişiklikler,
- Şiddetli alerjik reaksiyon belirtileri.
Ani göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bayılma veya nörolojik belirti gibi acil durumlarda doğrudan acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.
Doğum Kontrol İğnesi Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlardan Korur mu?
Hayır.
Doğum kontrol iğnesi gebelikten korunmaya yöneliktir.
Şu enfeksiyonlara karşı koruma sağlamaz:
- HIV,
- Klamidya,
- Bel soğukluğu,
- Frengi,
- HPV,
- Genital herpes.
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski bulunan kişilerde kondom kullanımı önemlidir.
Kondom, hormonal yöntemle birlikte kullanılabilir.
Bu yaklaşım gebelikten korunmanın yanında enfeksiyon riskinin azaltılmasına da yardımcı olur.
Doğum Kontrol İğnesi ile Spiral Arasındaki Fark Nedir?
Her iki yöntem de günlük tablet kullanımını gerektirmez ancak önemli farkları vardır.
Doğum kontrol iğnesi:
- Hormonal bir yöntemdir.
- Belirli aralıklarla tekrar uygulanır.
- Rahim içine araç yerleştirilmesini gerektirmez.
- Bırakıldıktan sonra doğurganlığın geri dönüşü gecikebilir.
- Adet düzensizliği ve zamanla adet kesilmesi görülebilir.
Spiral:
- Rahim içine yerleştirilir.
- Bakırlı veya hormonal olabilir.
- Türüne göre yıllarca korunma sağlayabilir.
- Günlük veya üç aylık takip gerektirmez.
- Çıkarıldıktan sonra doğurganlık genellikle hızla geri döner.
Hangisinin daha uygun olduğu kişisel tercihlere ve sağlık durumuna bağlıdır.
Doğum Kontrol İğnesi mi Hap mı Daha Uygundur?
İğne ile hap arasında seçim yaparken kullanım alışkanlıkları önemlidir.
İğne şu kişiler için daha pratik olabilir:
- Her gün ilaç almak istemeyenler,
- Hapı sık unutanlar,
- Östrojen içermeyen bir seçenek arayan uygun kişiler.
Hap ise:
- Yöntemi istediği zaman kolayca bırakmak isteyen,
- Günlük kullanım konusunda sorun yaşamayan,
- Yakın gelecekte gebelik planlayan bazı kişiler
için avantajlı olabilir.
Doğum kontrol hapının da yalnızca progestin içeren ve östrojen-progestin içeren farklı türleri bulunduğundan doğrudan karşılaştırma kişiye göre yapılmalıdır.
Doğum Kontrol İğnesi Kullanırken Adet Olmamak Zararlı mıdır?
Doğum kontrol iğnesi kullanan bazı kişilerde zamanla adet tamamen kesilebilir.
Bu durum rahimde kan biriktiği anlamına gelmez.
Progestin etkisiyle rahim iç tabakası inceldiği için her ay dışarı atılacak doku ve kan miktarı azalır.
Adetin kesilmesi tek başına zararlı kabul edilmez.
Ancak:
- İğne gecikmişse,
- Gebelik belirtileri varsa,
- Açıklanamayan karın ağrısı oluşmuşsa
gebelik ihtimali değerlendirilmelidir.
Doğum Kontrol İğnesinden Önce Hangi Kontroller Yapılır?
Her kişiye kapsamlı laboratuvar testleri yapılması zorunlu değildir.
Öncelikle ayrıntılı sağlık öyküsü alınır.
Doktor şu konuları değerlendirebilir:
- Son adet tarihi,
- Gebelik ihtimali,
- Önceki gebelikler,
- Vajinal kanama özellikleri,
- Meme hastalıkları,
- Karaciğer hastalıkları,
- Kalp-damar hastalıkları,
- Tansiyon,
- Migren,
- Diyabet,
- Kullanılan ilaçlar,
- Gelecekteki gebelik planı.
Gerekli durumlarda gebelik testi veya ek tetkikler istenebilir.
Korunma yöntemi seçimi için her zaman jinekolojik ultrason yapılması şart değildir. Test ihtiyacı kişisel bulgulara göre belirlenir.
Doğum Kontrol İğnesi Kullanırken Kontrol Gerekir mi?
Yöntem devam ettiği sürece belirli aralıklarla uygunluğun yeniden değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Kontrollerde:
- Kanama düzeni,
- Yan etkiler,
- Kilo değişiklikleri,
- Yeni gelişen hastalıklar,
- Kullanılmaya başlanan ilaçlar,
- Gebelik planındaki değişiklikler
konuşulabilir.
Ayrıca enjeksiyon tarihlerinin düzenli takip edilmesi gerekir.
Bir sağlık sorununun ortaya çıkması için sonraki iğne tarihi beklenmemelidir.
Doğum Kontrol İğnesi Kullanırken Gebelik Olabilir mi?
Hiçbir doğum kontrol yöntemi yüzde 100 koruma sağlamaz.
Doğum kontrol iğnesi oldukça etkili olmakla birlikte özellikle tekrar enjeksiyonunun gecikmesi gebelik riskini artırabilir.
Şu durumlarda gebelik testi düşünülebilir:
- İğne tarihi belirgin şekilde geciktiyse,
- Korunmasız ilişki yaşandıysa,
- Gebelik belirtileri ortaya çıktıysa,
- Daha önce olmayan belirtiler geliştiyse.
Doğum kontrol iğnesi adetleri kesebildiğinden adet gecikmesi tek başına gebeliği anlamak için güvenilir bir belirti olmayabilir.
Doğum Kontrol İğnesi Kullanırken Gebelik Oluşursa Ne Yapılmalıdır?
Gebelik testi pozitifse kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır.
Gebeliğin:
- Rahim içinde olup olmadığı,
- Kaç haftalık olduğu,
- Son enjeksiyonun ne zaman yapıldığı
değerlendirilir.
İğnenin tekrar dozu yapılmamalı ve gebelik tıbbi olarak değerlendirilmelidir.
Şiddetli tek taraflı kasık ağrısı, bayılma veya yoğun kanama gibi belirtiler varsa acil değerlendirme gerekir.
Doğum Kontrol İğnesi Kullanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Yöntemin güvenli ve etkili kullanılabilmesi için şu noktalar önemlidir:
- Bir sonraki iğne tarihi kaydedilmelidir.
- Gecikme olursa sağlık profesyoneline danışılmalıdır.
- Yeni başlayan ilaçlar doktora bildirilmelidir.
- Olağan dışı kanama değerlendirilmelidir.
- Gebelik planı değişirse doktorla konuşulmalıdır.
- Kemik sağlığını destekleyen dengeli yaşam sürdürülmelidir.
- Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski varsa kondom kullanılmalıdır.
- Yeni gelişen hastalıklar kontrol sırasında belirtilmelidir.
Doğum kontrol yöntemi kişinin yaşamındaki değişikliklere göre zaman içinde yeniden değerlendirilebilir.
Doğum Kontrol İğnesi Seçerken Gebelik Planı Neden Önemlidir?
Doğum kontrol iğnesi bırakıldığı anda etkisi tamamen ortadan kalkmaz.
Bu nedenle birkaç ay içinde çocuk sahibi olmayı planlayan kişilerde yöntem seçiminde doğurganlığın geri dönüşündeki gecikme hesaba katılmalıdır.
Örneğin bir kişi:
“Bir yıl korunmak istiyorum ve ardından hemen gebelik denemek istiyorum.”
diyorsa farklı bir geri dönüşümlü yöntemin avantajları değerlendirilebilir.
Buna karşılık uzun süre gebelik düşünmeyen ve günlük ilaç kullanmak istemeyen uygun bir kişi için enjeksiyon pratik olabilir.
Doğum kontrol danışmanlığının amacı yalnızca bugünkü ihtiyacı değil, kişinin yakın gelecekteki planlarını da değerlendirmektir.
Amasya’da Doğum Kontrol İğnesi İçin Değerlendirme
Amasya’da doğum kontrol iğnesi kullanmayı düşünen kişilerin yönteme başlamadan önce kadın hastalıkları ve doğum değerlendirmesinden geçmesi yararlı olur.
Amasya Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı değerlendirmesinde:
- Gebelik ihtimali,
- Adet düzeni,
- Yaş,
- Önceki gebelikler,
- Emzirme durumu,
- Meme hastalığı öyküsü,
- Karaciğer hastalıkları,
- Kalp-damar riskleri,
- Kemik sağlığı,
- Kullanılan ilaçlar,
- Gelecekteki gebelik planı
birlikte değerlendirilebilir.
Op. Dr. Kani Şengönül tarafından yapılacak değerlendirmede doğum kontrol iğnesinin avantajları ve olası dezavantajları kişinin sağlık durumuna göre ele alınabilir. Gerekirse spiral, doğum kontrol hapı veya diğer korunma yöntemleriyle karşılaştırma yapılabilir.
Doğum kontrolünde amaç herkese aynı yöntemi uygulamak değil; tıbbi açıdan güvenli, etkili ve kişinin yaşamına uygun bir yöntem belirlemektir.
Sık Sorulan Sorular
Doğum kontrol iğnesi yüzde kaç korur?
Doğum kontrol iğnesi oldukça etkili bir yöntemdir. CDC verilerine göre tipik kullanımda ilk yıl başarısızlık oranı yaklaşık yüzde 4'tür. Enjeksiyonların önerilen zamanda yapılması koruyuculuğun sürdürülmesi açısından önemlidir.
Üç aylık doğum kontrol iğnesi kaç günde bir yapılır?
DMPA içeren yaygın enjeksiyonlar genellikle yaklaşık 13 haftada bir tekrarlanır. Kullanılan ürüne göre uygulama takvimi değişebileceğinden sağlık profesyonelinin verdiği kesin tarih takip edilmelidir.
Doğum kontrol iğnesi adeti keser mi?
Evet. İlk aylarda düzensiz kanama ve lekelenme görülebilir. Kullanım devam ettikçe adet miktarı azalabilir ve bazı kişilerde kanama tamamen kesilebilir. Bu durum tek başına rahimde kan biriktiği anlamına gelmez.
Doğum kontrol iğnesi kilo aldırır mı?
Bazı kullanıcılarda kilo artışı görülebilir ancak herkes kilo almaz. Beslenme, fiziksel aktivite, yaş, metabolik hastalıklar ve diğer ilaçlar da vücut ağırlığını etkiler.
Doğum kontrol iğnesi kısırlık yapar mı?
Kalıcı kısırlık oluşturması beklenmez. Ancak son enjeksiyondan sonra yumurtlamanın ve doğurganlığın geri dönmesi diğer bazı yöntemlere kıyasla daha uzun sürebilir.
İğne bırakıldıktan sonra ne zaman hamile kalınabilir?
Süre kişiden kişiye değişir. Doğurganlığın geri dönüşü birkaç ay gecikebilir. Bu nedenle yakın gelecekte gebelik isteyen kişiler yöntem seçerken bu özelliği doktorlarıyla konuşmalıdır.
Doğum kontrol iğnesi kemik erimesi yapar mı?
Üç aylık progestin enjeksiyonları kullanım sırasında kemik mineral yoğunluğunda azalmaya neden olabilir. Bu etkinin önemli ölçüde geri dönüşlü olabildiği bildirilmektedir. Kişisel kemik sağlığı riskleri doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Emzirirken doğum kontrol iğnesi yapılabilir mi?
Yalnızca progestin içeren yöntemler emzirme döneminde kullanılabilecek seçenekler arasında değerlendirilebilir. Ancak doğumdan ne kadar süre geçtiğine ve kişinin sağlık durumuna göre başlangıç zamanı belirlenmelidir.
Doğum yapmamış kadınlar doğum kontrol iğnesi kullanabilir mi?
Evet. Daha önce doğum yapmamış olmak tek başına enjeksiyon yöntemine engel değildir. Uygunluk sağlık geçmişi ve gebelik planına göre değerlendirilir.
Doğum kontrol iğnesi yapılırken gebelik testi gerekir mi?
Her durumda gebelik testi zorunlu olmayabilir. Ancak enjeksiyona başlanırken kişinin gebe olmadığından makul ölçüde emin olunması gerekir. Gebelik ihtimali varsa test yapılabilir.
Doğum kontrol iğnesi gecikirse hamile kalınır mı?
Tekrar enjeksiyonunun önerilen süreden fazla gecikmesi koruyuculuğu azaltabilir. Gecikme yaşandıysa ve korunmasız ilişki olduysa sağlık profesyoneline danışılmalı; gerekirse gebelik testi ve ek korunma değerlendirilmelidir.
Doğum kontrol iğnesi cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korur mu?
Hayır. Doğum kontrol iğnesi HIV, HPV, klamidya ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korumaz. Enfeksiyon riski bulunan ilişkilerde kondom kullanılması önemlidir.
Doğum kontrol iğnesi mi spiral mi daha etkilidir?
Her iki yöntem de etkili olmakla birlikte spiraller kullanıcı hatasından daha az etkilendiği için tipik kullanımda gebelikten korunma etkinlikleri daha yüksektir. Hangi yöntemin uygun olduğu kişisel sağlık durumu ve tercihlere bağlıdır.
Doğum kontrol iğnesi mi hap mı daha avantajlıdır?
Her gün hap kullanmayı unutan kişiler için iğne daha pratik olabilir. Buna karşılık yakın zamanda gebelik isteyen veya yöntemi istediği anda bırakabilmeyi önemseyen bazı kişilerde hapın farklı avantajları olabilir.
Doğum kontrol iğnesi kullanırken adet görmemek zararlı mıdır?
Genellikle hayır. Progestin rahim iç tabakasını incelttiği için adet kanaması azalabilir veya kesilebilir. İğne gecikmişse ya da gebelik belirtileri varsa gebelik olasılığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Doğum kontrol iğnesine başlamadan önce muayene gerekir mi?
Yöntemin tıbbi açıdan uygunluğunun değerlendirilmesi gerekir. Her kişide aynı tetkikler gerekli olmasa da sağlık geçmişi, gebelik ihtimali, kanama özellikleri, kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar değerlendirilmelidir.